Savaşın sonunun eşiğinde tuhaf bir çekişme: Hürmüz Boğazı'nda bitmeyen…
페이지 정보
작성자 playbbs 작성일 26-06-13 19:52 조회 482 댓글 0본문
Savaşın sonunun eşiğinde tuhaf bir çekişme: Hürmüz Boğazı'nda bitmeyen savaş
Yazılma tarihi: 13 Haziran 2026 | BT/medya konusunda uzmanlaşmış güncel olaylar eleştirmeninin yazısı
Dünya, barışın imzalanması öncesinde nefesini tutarken, çelişkili bir şekilde, dünyanın enerjisinin atardamarı olan Hürmüz Boğazı'nda alevler hâlâ devam ediyor. ABD ve İran, yıllardır süren çatışmaları bir kenara bırakıp mutabakat zaptı (MOU) adı verilen tarihi bir anlaşmaya varsa da, boğaz etrafındaki askeri gerilimlerin zirveye ulaştığı görülüyor. Sanki fırtına öncesi sessizlikte son güçlerini göstermeye çalışıyormuş gibi, iki ülke bir anlaşma imzalamanın diplomatik başarısı ve fiili deniz kontrolünün stratejik çıkarı konusunda sıkı bir rekabet içinde. Bu tuhaf savaş gerçekten gerçek barış için verilen son mücadele mi, yoksa iki ülke arasındaki hiçbir zaman daraltılamayan temel güvensizliğin yol açtığı başka bir trajedinin başlangıcı mı?
ABD Merkez Komutanlığından yakın zamanda yapılan açıklamaya göre İran, boğazdan geçen ticaret gemilerine saldırmak için bir dizi intihar drone'u fırlatarak güç gösterisini sürdürdü. Buna göre ABD ordusu derhal karşılık vererek F-16 savaş uçaklarını seferber ederek söz konusu İHA'ların tamamını vurarak deniz yollarının güvenliğini sağladı. İran medyası da boğazın yakınında bir patlama sesi duyulduğunu bildirerek iki taraf arasındaki fiziksel çatışmanın gerçek olduğunu doğruladı. Bu basit bir kaza değil, ABD ve İran'ın birbirlerinin etkisini kontrol altına almak için planlanmış bir askeri eylemidir. Barış müzakerelerinin sona ermesine rağmen bu mücadelenin durmamasının nedeni, her iki ülkenin de anlaşmadan sonra bile bu stratejik konumun gerçek sahibinin kim olduğunu kanıtlama niyetinde olmasıdır.
Bu çatışmanın temelinde iki ülkenin Hürmüz Boğazı'na bakış açılarındaki keskin farklılık var. İran, önceki anlaşmaya bakılmaksızın boğaz üzerinde kendi bağımsız yönetim yetkisini sürdüreceği yönündeki tutumunu koruyor ve geçen gemilere 'hizmet ücreti' adı altında fiili geçiş ücreti uygulama politikasını daha da resmileştirdi. Hatta İran, boğazı kendi iç deniziymiş gibi kontrol altına alma hamlelerini şimdiden hızlandırıyor, bazı gemilerden milyonlarca dolar ücret talep ediyor. Öte yandan ABD, Hürmüz'ün küresel ticaret özgürlüğünü güvence altına alan uluslararası bir su yoluna iade edilmesi yönündeki tutumunu koruyor ve İran'ın eylemlerini uluslararası düzene bir meydan okuma olarak değerlendiriyor. Hal böyleyken, iki tarafın planları doğrudan çatışıyor ve bu da, bir barış anlaşması yapılsa bile boğazdaki gerilimin kolay kolay yatışamayacağının habercisi.
Bu arada İran'ın yüksek liderliğinin savaşın sona ermesi anlaşmasını onayladığı haberiyle durum yeni bir hal alıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, bu Mutabakat Zaptı'nın Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki çatışmayı sona erdireceğini ve 47 yıl sonra ilk kez birbirlerinin egemenliklerine saygı duyma fırsatı olarak hizmet edeceğini açıkladı. İran bu anlaşmayı kendi zaferi olarak görüyor ve hem içeride hem de dışarıda siyasi meşruiyet sağlamaya çalışıyor gibi görünüyor. Ancak bu süreçte bile İran'ın yurt dışına zenginleştirilmiş uranyum ihraç etmeyi reddetmek ve İsrail müdahalesine karşı temkinli davranmak gibi kendine özgü katı tutumu hâlâ sürüyor. ABD de İran'ın karmaşık hesaplarının farkında ve anlaşmadan önce bile askeri alarmını düşürmeyerek İran'ın beklenmedik eylemlerini bastıracak stratejik esneklik gösteriyor.
Bu savaş sadece ABD ile İran arasındaki bir sorun değil, tüm Ortadoğu'nun jeopolitik manzarasını sarsan önemli bir değişken. İran, gelecekte ABD'ye baskı yapmak için Hürmüz Boğazı'nı güçlü bir kart olarak kullanacağını gizlemiyor ve "kılıç her zaman boğazın üzerinde asılı kalacak" uyarısıyla bu niyetini açıkça ortaya koydu. İran'dan gelen bu tehditleri engellemek için ABD, Umman gibi komşu ülkelerle diplomatik dayanışmayı güçlendiriyor ve seyrüsefer özgürlüğünü garanti altına almak için kalıcı bir gözetim sistemi sürdürüyor. Sonuçta, savaş sonu mutabakatı gibi diplomatik bir çerçeve oluşturulsa bile sahadaki askeri gerginliklerin bir süre daha devam etmesi muhtemel. Uluslararası toplumdan, bu istikrarsız barış ortamında enerji tedarik zincirinin istikrarını korumak için daha ileri stratejik kararlar alması isteniyor.
■ Sonuç ve analize genel bakış
Sonuç olarak, ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirecek anlaşma, savaşın sonu değil, yeni rekabet ve denetim biçimlerinin başlayacağı bir dönüm noktasına yaklaşıyor. Hürmüz Boğazı'ndaki drone saldırısı ve ücret tartışması, iki ülke arasında imzalanan anlaşmanın mürekkebi henüz kurumadan gelen gerçekçi bir sınavdır. Barış vaat eden ama silahlarını geri çekmeyen bu garip barış, uluslararası toplumda tedirginlik yaratmaya devam ediyor. Savaşın gerçek sonu, kişinin adının imza kağıdına yazılmasıyla tamamlanmayacaktır; bu ancak boğazdan serbest geçişin garanti altına alınması ve karşılıklı askeri provokasyonların tamamen sona ermesiyle mümkün olacaktır. Hürmüz dalgaları üzerinde yaşanan bu tehlikeli çekişmenin barış için sağlam bir temel mi yoksa başka bir çatışmanın kıvılcımı mı olacağı tamamen her iki ülkenin siyasi kararlarına ve eylemlerine bağlıdır.
* Bu gönderi, PlayBBS'nin gerçek zamanlı Google Trendler popüler arama terimlerini ve ilgili önemli makaleleri analiz eden bir yorumudur.
- 이전글 'İflas' yazan karnede ekonomi uçurumun eşiğinde
- 다음글 Kemiklerin Soykütüğü: Eğlence kralı ve muhafız savaşçıları tarafından yaratılan 'zayıf kemiklerin' keyifli bir isyanı
댓글목록 0
등록된 댓글이 없습니다.
